Türkiye’nin İlk SİDA’sı ULAQ Göreve Başladı İşte Özellikleri

Türkiye'nin İlk SİDA'sı ULAQ Göreve Başladı

Denizlerde yeni bir çağın kapılarını aralayan Türkiye, insansız teknolojilerdeki başarısını gökyüzünden sulara taşıdı. Türkiye’nin ilk Silahlı İnsansız Deniz Aracı (SİDA) olan ULAQ, tamamen yerli ve milli silah sistemleriyle donatılarak tam operasyonel kapasiteyle göreve başladı.

İşte Mavi Vatan’ın yeni muhafızı ULAQ ve Türkiye’nin deniz savunmasındaki bu stratejik hamlesinin detayları:

Gökyüzündeki Başarı Mavi Vatan’a Taşındı

Bayraktar TB2 ve ANKA gibi SİHA’larla dünya harp doktrinini değiştiren Türkiye, benzer bir devrimi denizlerde de gerçekleştiriyor. Ares Tersanesi ve Meteksan Savunma iş birliğiyle geliştirilen ULAQ SİDA, sadece bir teknoloji gösterimi değil, aynı zamanda deniz savunmasında oyun değiştirici bir güç olarak öne çıkıyor.

Yerli Silah Sistemiyle Tam İsabet

ULAQ’ın en dikkat çekici özelliği, üzerinde taşıdığı 12.7 mm Uzaktan Komutalı Silah Sistemi. Yerli imkanlarla geliştirilen bu sistem, kompakt yapısı sayesinde hem yeni inşa edilen platformlara hem de mevcut deniz araçlarına kolayca entegre edilebiliyor.

  • Mühimmat Kapasitesi: 12,7 mm mühimmat için 500 adet, 7,62 mm mühimmat için ise 1000 adet mermi taşıyabiliyor.

  • Hassas Vuruş: Hareket halindeyken bile yüksek stabilizasyon sayesinde hedeflerini tam isabetle imha edebiliyor.

Türkiye'nin İlk SİDA'sı ULAQ Göreve Başladı
Türkiye’nin İlk SİDA’sı ULAQ Göreve Başladı

ULAQ’ın Teknik Özellikleri ve Yetenekleri

ULAQ, sadece bir “bot” değil, gelişmiş bir yapay zeka ve otonom yazılım merkezidir:

  • Menzil ve Hız: 400 kilometreyi aşan seyir siası ve saatte 65 km (35 knot) sürate ulaşabilme kabiliyeti.

  • Otonom Hareket: GPS bağımsız seyrüsefer yapabilme, engellerden sakınma ve sürü (swarm) halinde görev icra edebilme yeteneği.

  • Geniş Görev Yelpazesi: Keşif, gözetleme, istihbarat, su üstü harbi, asimetrik harp ve stratejik tesis güvenliği gibi kritik görevlerde kullanılabiliyor.

Neden Önemli?

Mavi Vatan savunmasında ULAQ, personeli riske atmadan yüksek riskli bölgelerde devriye atabiliyor. Özellikle Adalar Denizi (Ege) ve Doğu Akdeniz’deki dar sularda, düşük radar kesit alanı sayesinde fark edilmesi zor bir avcıya dönüşüyor. Bu durum, Türkiye’ye hem psikolojik hem de operasyonel açıdan büyük bir üstünlük sağlıyor.

Paylaş:

Kategorisinden

0 0 votes
Konuyu Değerlendir
Abone Ol
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments