Bak güzelim, gel şöyle karşıma bir otur. O elindeki telefonu da ekranı aşağı bakacak şekilde masaya bırak. Çünkü birazdan anlatacaklarım, o her sabah üzerine “Paris” filtresi atıp “Ay bugün çok doğal uyandım” diye yutturmaya çalıştığın yalanlardan çok daha gerçek.
Sana bilimsel terimlerle “Dijital Narsisizm” falan deyip kafanı ütülemeyeceğim; ben sana direkt mevzuyu anlatacağım: Sen bir onay keşisin. Evet, yanlış duymadın. Damarına “like” basılmadığı zaman krize giren, iki yorum eksik gelince “Acaba çirkin miyim?” diye aynalarla kavga eden bir bağımlısın.
Filtre Hapishanesi: Kendi Yüzünden Kaçamazsın!
O kullandığın filtreler var ya… Hani burnunu fındık kadar yapıp, cildini porselen gibi pürüzsüzleştiren o meretler? Onlar senin dijital hapishanen. Bilim diyor ki; beynindeki ödül mekanizması, o ekrandaki “mükemmel” görüntünü gördüğünde dopamin salgılıyor. Ama kamerayı kapattığın an, aynadaki o gözenekli, yorgun ve insan olan yüzünle baş başa kaldığında depresyonun dibine vuruyorsun.
Algoritmalar senin duygularınla oyun hamuru gibi oynuyor tatlım. Instagram’ın, TikTok’un o gizli kodları sana şunu fısıldıyor: “Eğer şu standartlara uymazsan, görünmezsin. Görünmezsen, yoksun.” Sen de saf gibi, sanki fabrikadan çıkmış birer plastik bebekmişiz gibi herkesle aynı kaşa, aynı dudağa sahip olmaya çalışıyorsun. Bu narsisizm falan değil; bu düpedüz özgünlüğün intiharı!
Algoritmanın Kölesi mi, Kendi Hayatının Patronu musun?
Seni beğenen o 500 kişi senin gerçek halini yolda görse tanımaz, farkında mısın? Onay bağımlılığı dediğin şey, aslında içindeki o kocaman boşluğu başkalarının parmak uçlarıyla doldurma çabası. Ama o boşluk dolmaz. Çünkü algoritma hep daha fazlasını, daha “kusursuzunu” isteyecek. Yarın başka bir filtre çıkacak, öbür gün başka bir estetik trendi… Sen de peşinden it gibi koşacaksın.

Gerçek şu: O ekranın arkasındaki pikseller seni sen yapmıyor. Sen, o filtreyi kaldırdığında aynada gördüğün o kusurlu, yamuk yumuk ama kanlı canlı kadınsın. Algoritmanın dayattığı “beğeni” hapishanesinden çıkmanın tek yolu, o dijital maskeyi suratından söküp atmak.
Hadi şimdi git o sahte postlarından birini sil ve aynada kendine bak. Korkma, o gördüğün kadın aslında çok daha çekici. Yeter ki başkalarının “beğen” butonuna ruhunu satma.
Bitti. Şimdi git biraz gerçek hava al.