Küresel Piyasalarda Barış Rüzgarı Altına Yaradı

Piyasalarda Altın Çağı

Küresel Piyasalarda “Barış” Paradoksu: Altın Ons Fiyatı Neden Sert Yükseldi?

Ekonomi literatüründe jeopolitik risklerin artması; savaşa dair senaryolar, kaos ve belirsizlik ortamları her zaman güvenli liman olan altına yarar. Ancak bu kez ezber bozan, ters köşe bir gelişmeye şahitlik ediyoruz. ABD ile İran arasında sağlanan barış mutabakatı, küresel piyasalarda risk iştahını artırması beklenirken altın fiyatlarında adeta bir doping etkisi yarattı.

Gelin, spot piyasalardaki bu sert yükselişin arkasındaki makroekonomik matematiği ve Fed cephesindeki beklenti kırılmalarını teknik ama bir o kadar da sade bir dille masaya yatıralım.

Rakamların Diliyle Spot Piyasa

Bugün TSİ 10.50 itibarıyla ekranlara yansıyan tabloda, değerli metaller grubunda çok güçlü alımların etkili olduğunu görüyoruz. Kısa vadeli teknik görünümü özetleyen rakamlar şu şekilde:

Kıymetli Metal Spot Piyasa Fiyatı Günlük Prim (%)
Ons Altın (XAU/USD) 4.315 Dolar %+2,48
Ons Gümüş (XAG/USD) 70 Dolar %+3,00 üzeri

Şubat ayı sonunda tırmanan gerilimle birlikte ons altın fiyatlarında %19’u aşan ciddi bir değer kaybı yaşanmıştı. Bugündü gelen bu %3’e yakın sıçrama, emtia piyasasında aylardır biriken baskının sert bir düzeltmesi niteliğinde.

Hürmüz Boğazı Denklemi ve Enflasyonist Baskının Azalması

Peki, barış haberi normal şartlarda “güvenli liman” talebini azaltması gerekirken altını neden yukarı taşıdı? Bu durumun arkasında “Enflasyon – Faiz – Fiyatlama” üçgenindeki semantik bağ yatıyor.

  1. Petrol Trafiği ve Arz Güvenliği: Şubat ayından bu yana Hürmüz Boğazı’nın bloke edilmesi küresel petrol fiyatlarını yukarı fırlatmıştı. Dünyanın enerji maliyetlerinin artması, küresel bir enflasyon dalgasına yol açtı.

  2. ABD Enflasyonu: Bu enerji şoku nedeniyle ABD’de manşet enflasyon %4,2 ile son üç yılın zirvesini gördü.

  3. Faiz Baskısının Ortadan Kalkması: Yüksek enflasyon, merkez bankalarının (özellikle Fed’in) faizleri daha da artırabileceği veya uzun süre yüksek tutacağı beklentisini doğurmuştu. Faiz getirişi olmayan altın ise bu süreçte yatırımcı gözünde cazibesini kaybetmişti.

İşte tam bu noktada gelen barış mutabakatı, Hürmüz Boğazı’nın yeniden trafiğe açılmasını sağlayarak petrol fiyatlarını ve dolayısıyla küresel enflasyon endişelerini aşağı çekti. Enflasyon düşecekse, Fed de faiz artırmak zorunda kalmayacaktı.

Külçe Altın Zirvede: Reel Getiri %47,46'ya Ulaştı
Altın

Fed Faiz Beklentilerinde Keskin Dönüş

Barışın ardından piyasa yapıcılarının Fed’e yönelik projeksiyonları tabiri caizse tepetaklak oldu. Enflasyonun ateşinin sönmesiyle birlikte faizlerin yönüne dair olasılıklar hızla revize edildi:

Beklenti Değişimi: ABD Merkez Bankası’nın (Fed) önümüzdeki Aralık ayında faiz artırma olasılığı, daha geçen hafta %69 seviyesinde fiyatlanırken, barış anlaşmasının ardından hızla %48’e geriledi.

Faiz artış ihtimalinin masadan kalkmaya başlaması ve dolar endeksindeki (DXY) gevşeme sinyalleri, altın üzerindeki o ağır faiz baskısını kaldırdı. Yatırımcı, “nasıl olsa faizler daha fazla yükselmeyecek” düşüncesiyle yeniden yönünü kıymetli metallere çevirdi.

Teknik Görünüm

Kısa vadede barışın getirdiği “enflasyon düşecek, faiz baskısı azalacak” iyimserliği altına can suyu vermiş durumda. Teknik analiz boyutunda ons altının 4.300 dolar psikolojik eşiğinin üzerinde tutunması, yukarı yönlü hareketin devamı açısından oldukça kritik.

Ancak resme rasyonel pencereden bakmakta fayda var: Küresel istihdam piyasaları halen güçlü ve makroekonomik veriler tamamen soğumuş değil. Bu nedenle analistler olarak, fiyattaki bu ilk reaksiyon yukarılı olsa da orta vadeli ana trendin tam anlamıyla boğa piyasasına dönmesi için Fed’in söylem değişikliğini bizzat görmek isteyeceğimizi hatırlatmak isterim. Fiyat hareketleri bir süre daha temkinli ve haber akışına duyarlı seyredecektir.

Paylaş:

Kategorisinden

5 1 Puan
Konuyu Değerlendir
Abone Ol
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler