Kongo’da Ebola Bilançosu Ağırlaşıyor: Can Kaybı 1405’e Ulaştı
Dünya üzerinde bir yerlerde hayat, sadece gündelik koşuşturmacalarla değil, maalesef görünmez düşmanlarla verilen sert mücadelelerle geçiyor. Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nden (KDC) gelen son veriler, bu mücadelelerden birinin ne kadar ciddi boyutlara ulaştığını bir kez daha gözler önüne serdi.
KDC Sağlık Bakanlığı’nın paylaştığı son raporlara göre, 15 Mayıs’ta resmi olarak ilan edilen Ebola salgınında bilanço her geçen gün ağırlaşıyor. Ülkede virüse yakalanan doğrulanmış vaka sayısı 3 bin 200’e, ne yazık ki hayatını kaybedenlerin sayısı ise 1405’e yükseldi.
Salgın 5 Eyalete Yayıldı: Tedavisi Olmayan Varyant Alarm Veriyor
Salgının seyri ne yazık ki tek bir bölgeyle sınırlı kalmadı. Virüs şu anda Ituri, Kuzey Kivu, Güney Kivu, Haut-Uele ve Tshopo olmak üzere ülkenin 5 farklı eyaletine yayılmış durumda. Bakanlık verilerine göre, 773 hastanın tedavisi ve izolasyonu hastanelerde devam ederken, sevindirici tek detay ise 571 kişinin bu zorlu hastalığı atlatıp iyileşmiş olması.
Peki bu salgını geçmiştekilerden daha endişe verici kılan ne? İşte orada işin rengi biraz değişiyor dostlar.
Sağlık uzmanları, bu salgına oldukça nadir görülen ve tıp dünyasının “Bundibugyo” adını verdiği bir Ebola varyantının yol açtığını belirtiyor. İşin en zor kısmı ise bu varyanta karşı henüz onaylanmış resmi bir aşı veya özel bir tedavi yönteminin bulunmaması. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) de durumun ciddiyetini vurgulayarak 17 Mayıs’ta “Uluslararası Halk Sağlığı Acil Durumu” ilan etmişti. Şu an yerel ve uluslararası ekipler tamamen izolasyon ve temaslı takibi ile yayılımı frenlemeye çalışıyor.

Bu Haber Bize Ne Anlatıyor? İnsana ve Dünyaya Dair Bir Düşünce
Sevgili okurlar, haritada belki de birçoğumuzun yerini göstermekte zorlanacağı bir coğrafyadaki bu rakamlar sadece birer istatistikten ibaret değil. Her bir sayı, yarım kalmış bir hayatı, yas tutan bir aileyi ve korkuyla uyanan mahalleleri temsil ediyor.
Ebola’nın 1976’da ilk kez ortaya çıktığı Ebola Nehri’nden, Batı Afrika’da 11 binden fazla insanı hayattan kopardığı 2014-2017 yıllarına kadar uzanan tarihi, bize çok net bir gerçeği hatırlatıyor: Dünyanın bir yerindeki sağlık krizi, aslında hepimizin ortak sorunudur.
Küreselleşen dünyamızda sınırların mikroplar için hiçbir anlamı yok. Afrika’da aşıya, ilaca, temiz hastane koşullarına erişemeyen bir insanın derdi, sadece o ülkenin değil, tıp dünyasının ve insanlığın ortak sınavıdır. Bu salgın bize;
-
Bilimsel araştırmaların ve küresel sağlık fonlarının ne denli hayati olduğunu,
-
Dayanışmanın sadece “iyi günlerde” değil, kriz anlarında gerçek bir anlam taşıdığını,
-
Ve belki de en önemlisi, sahip olduğumuz temel sağlık imkanlarının ne kadar büyük bir nimet olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Dualarımız ve kalbimiz, kısıtlı imkanlarla sahada virüse karşı dev bir mücadele veren sağlık çalışanlarıyla ve Kongo halkıyla. Süreci yakından takip edip gelişmeleri yine en yalın haliyle sizlere aktarmaya devam edeceğim.