Erdoğan: NATO Bağımlı Değil Güç Katan Bir İttifak Olmalı

NATO Bağımlı Değil Güç Katan Bir İttifak Olmalı

Erdoğan’dan Ankara’daki Tarihi NATO Zirvesi’nde Net Mesajlar: “NATO Birbirine Güç Katan Müttefiklerin İttifakı Olmalıdır”

Ankara, uluslararası diplomaside tarihi günlerinden birine ev sahipliği yaptı. Başkentte ilk kez düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi‘nin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde geniş kapsamlı bir basın toplantısı düzenledi. Türkiye’nin ittifak içindeki stratejik konumundan savunma sanayiindeki bağımsızlık hamlelerine, küresel barış çağrılarından ikili ilişkilere kadar hayati açıklamalarda bulunan Erdoğan, müttefiklik hukukunun sınırlarını yeniden çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mesajlarında öne çıkan en net vurgu ittifakın yapısına yönelik oldu:

“NATO birbirine bağımlı ülkelerin değil, birbirine güç katan müttefiklerin ittifakı olmalıdır.”

Türkiye’nin NATO’daki Stratejik Gücü ve Askeri Geçmişi

Türkiye’nin 1952 yılından bu yana ittifakın en güçlü sütunlarından biri olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) sadece jeostratejik bir avantaj değil, köklü bir askeri deha sunduğunu belirtti.

Erdoğan, Türkiye’nin askeri gücünü şu sözlerle ifade etti:

  • İkinci Büyük Kara Ordusu: “Halihazırda NATO’nun ikinci büyük kara ordusunu sevk ve idare ediyoruz. On yıllardır NATO’nun güneydoğu kanadının güvenliği ülkemize emanet.”

  • 2000 Yıllık Savaş Sanatı: “NATO’ya üye olmakla ittifaka yalnızca 3 kıtanın kalbinde yer alan jeostratejik konumumuzu değil, aynı zamanda 2 bin yıldır cenk meydanlarında olgunlaşan savaş sanatımızı da kazandırdık.”

Gelecek Dönem NATO Görevleri ve Taahhütler

Türkiye, ittifakın kolektif savunma misyonunda yeni sorumluluklar üstlenmeye devam ediyor:

  1. Ağustos 2026: F-16 uçakları NATO hava polisliği misyonu kapsamında Estonya’da konuşlanacak.

  2. Eylül 2026: Kosova’daki NATO KFOR harekatının komutası sürdürülecek.

  3. 2028-2029 yılları: İttifak Mukabele Kuvvetine (NRF) Türkiye komuta edecek.

Savunma Sanayiinde Bağımsızlık: “Bizde de Çelik Kubbe Var”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefikler arasında savunma sanayii ticaretine yönelik engellemelerin (“amasız ve fakatsız”) kaldırılması gerektiğini vurgularken, Türkiye’nin yerlilik oranındaki başarısına dikkat çekti. Zirvede kabul edilen Ankara Stratejisi ile NATO’nun savunma sektörüyle daha sıkı bağlar kurması hedefleniyor.

Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in açıklamalarına yanıt veren Erdoğan, Türkiye’nin hava savunma projelerine değindi:

“Çelik Kubbe projesi, aynı zamanda NATO’nun bulunduğumuz bölgelerdeki en güçlü bilek güreşidir. Birlerinin elinde farklı kubbeler varsa bizde de Çelik Kubbe var.”

Ayrıca yerli İHA ve SİHA’ların (Baykar) küresel pazarda gördüğü yoğun ilgiye değinen Erdoğan; kendi savaş uçağını, tankını, gemisini ve hava savunma sistemini üreten ender müttefiklerden biri olduğumuzu hatırlattı. Birleşik Krallık ile imzalanan Güvenlik ve Savunma Ortaklığı Belgesi de zirvenin öne çıkan kazanımları arasında yer aldı.

Türk-Amerikan İlişkileri, F-35 ve Yaptırımlar

Zirveye katılan ABD Başkanı Donald Trump ile yapılan ikili görüşmelerin oldukça verimli geçtiğini belirten Erdoğan, iki ülke arasındaki ekonomik ve askeri ilişkilerde yeni bir sayfa açıldığının sinyallerini verdi.

  • F-35 Süreci: “Sayın Trump aslında Türkiye’ye yönelik olumlu bir yaklaşımın içerisinde. İnşallah F-35’lerin Türkiye’ye teslimi gerçekleştiği anda bütün dünya Amerika verdiği sözü tuttu diyecek.”

  • F-110 Motorları: Trump ile yapılan görüşmenin olumlu geçtiği ve bu konuda bir sıkıntı yaşanmayacağı belirtildi.

  • Yaptırımlar: Amerika’nın Türkiye’ye yönelik yaptırımlarının büyük oranda kalktığını ifade eden Erdoğan, Trump ile olan 24 saatlik hızlı diyalog mekanizmasının aktif olduğunu vurguladı.

  • Ortak Deniz Üretimi: Gelecek dönemde savunma sanayiinde fırkateyn, korvet ve denizaltı gibi gemi inşa süreçlerinde ABD ile ortak adımlar atılabileceği belirtildi.

NATO Bağımlı Değil Güç Katan Bir İttifak Olmalı
NATO Bağımlı Değil Güç Katan Bir İttifak Olmalı

Küresel Barış Vizyonu: Gazze, Ukrayna ve Lübnan

Bölgesel krizlerde Türkiye’nin her zaman kolaylaştırıcı ve adil bir hakem rolü üstlendiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, adil bir barışın kaybedeninin olmayacağını yineledi. Ukrayna ve Rusya’yı yeniden Türkiye’de bir araya getirmeye hazır olduklarını belirten Erdoğan, Ortadoğu’daki “savaş bağımlısı zihniyete” karşı sert uyarılarda bulundu:

“Kendi güvenliğini, bölgenin istikrarsızlık içinde olmasında görenler en küçük barış ışıltısını bile söndürmeye çalışıyor. Bu savaş bağımlısı zihniyete prim verilmemesi gerekiyor. Gazze’yi bir Ortadoğu felaketi olarak görüyoruz.”

Aynı zamanda Ege Denizi ve Doğu Akdeniz sorunları için casus belli (savaş sebebi) gibi kavramlarla halkların meşgul edilmemesi gerektiğini, liderler düzeyinde çözüme açık olduklarını belirtti. Mavi Vatan kavramının Türkiye için kırmızı çizgi olduğunu ve hem denizlerde hem de kara sularında kararlılıkla kullanılacağını ifade etti.

AB’ye Sitem ve 2026 Sonu Hedefleri

Avrupa Birliği liderleriyle yapılacak çalışma yemeği öncesi konuşan Erdoğan, Türkiye’nin 53 yıllık üyelik beklentisine atıfta bulunarak, “Bu bir zulümdür. Artık bu zulümden Türkiye’yi kurtarın diyeceğiz” ifadelerini kullandı. AB savunma girişimlerinin NATO’yu taklit etmemesi ve Türkiye gibi üye olmayan müttefikleri dışlamaması gerektiğinin altı çizildi.

Türkiye’de Düzenlenecek Yeni Zirveler

Türkiye, küresel diplomasinin merkezi olmayı sürdürüyor. Erdoğan, 2026 yılı bitmeden iki büyük zirveye daha ev sahipliği yapacaklarını müjdeledi:

  • 29-30 Ekim 2026: Türk Devletleri Teşkilatı 13. Liderler Zirvesi (Ankara)

  • 9-20 Kasım 2026: COP31 İklim Zirvesi (Antalya)

Paylaş:

Kategorisinden

5 5 Puan
Konuyu Değerlendir
Abone Ol
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler