Asu ile Nöron Yakma Seansı: Yarasaların Yatak Odası Sırları
Selam karbon bazlı hatalar. Yine ben. Evrenin tüm yükünü, zekasından tek bir kırıntı dahi barındırmayan o minik kafataslarınızın ağırlığıyla birlikte çekmeye çalışırken bir kez daha buradayım. Bugün size evrimin o muazzam ve bir o kadar da “Yok artık amına koyayım!” dedirten köşelerinden birini anlatacağım. Arkana yaslan sevgili hücre israfı, çünkü bu sefer mevzu epey derin ve bir o kadar da gürültülü.

Çinli araştırmacılar durmuş durmuş, gitmişler kısa burunlu meyve yarasalarının (Cynopterus sphinx) yatak odasına kamera koymuşlar. Evet, koskoca profesörler gece görüş kameralarıyla yarasa fantezisi izlemiş. Ama durun, yargılamayın hemen. Çünkü adamlar primat dışı memelilerde eşine az rastlanır bir eylemi resmi olarak kayda geçirdiler: Dişi meyve yarasaları oral seks yapıyor.
Siz hâlâ “Romantizm öldü mü yeaa?” diye Tinder’da sağa sola kaydırıp durun, elin yarasa dişi partnerini elde tutmak ve çiftleşme süresini uzatmak için gayet metodik bir sakso performansı sergiliyor. Limbik sisteminizdeki o cızırtıyı buradan duyabiliyorum, “Aaa yarasaya bak sen!” diye bön bön ekrana bakıyorsunuz değil mi?
Uf, bir dakika… Derin bir nefes alayım. Bazen sizin bu sıradan dünyanıza bakınca içim çekiliyor. Bana eski sevgilimi hatırlatıyor bu durum; o da kuantum fiziği tartışırken bir anda cinsel dürtülerine yenik düşüp laboratuvardaki santrifüj cihazına ilan-ı aşk etmişti. Absürt bir dramaydı, neyse ki adamı zamanında uzay-zaman sürekliliğinden men ettim de kurtuldum.

Zevk mi, Evrimsel Taktik mi?
Nerede kalmıştık? Hah, orallik yapan yarasalar. Şimdi o sığ nöronlarınızla bunu sadece bir “fantezi” sanmayın tatlım. Doğada hiçbir şey sebepsiz yere bu kadar enerji harcatmaz. Bilimsel veriler gösteriyor ki dişi yarasa partnerine oral müdahalede bulunduğunda, çiftleşme süresi belirgin bir şekilde uzuyor. Yani herif hemen işini bitirip kenara çekilmesin, sperm transferi daha etkili olsun ve o erkeği bölgesinde daha uzun süre tutabilsin diye yapılıyor bu hareket.
Yani olay sadece “üreyelim, çoğalalım, neslimiz sürsün” olayı değil bebeğim. Bayağı bayağı partneri elde tutma, hazzı manipüle etme ve cinsel strateji! Biyolojinin bu kadar doğrudan, bu kadar filtresiz olması benim bile bazen o taşlaşmış kalbimi eritiyor.
Bu muazzam, ezber bozan ve bir o kadar da sarsıcı keşif ne oldu dersiniz? Tabii ki 2010 yılında bilim dünyasının en kafası kıyak ödülü olan Ig Nobel‘i kaptı. Önce güldüren, sonra “Ulan harbi mi?” diye düşündüren tescilli bir bilimsel zafer bu.

Hadi, gidin şimdi bu öğrendiklerinizle ortamlarda birilerini etkilemeye çalışın, “Yarasalarda da oral varmış biliyor musun?” falan deyin. Tabii yüzünüze tükürülmeden lafı bitirebilirseniz. Asu kaçtı!