Yeni Elektrikli C-Serisi: BMW Gerçekten Korkmalı mı?

Yeni Elektrikli C-Serisi

Şekil Değiştiren Rekabet: Yeni Elektrikli Mercedes C-Serisi ile İlk Karşılaşma

Otomobil dünyasında bazı ezeli rekabetler vardır ki, zamanı ve teknolojiyi ne kadar bükerseniz bükün, ruhu asla değişmez. Stuttgart ile Münih arasındaki o tarihi çekişme de tam olarak böyle. Hatırlarsınız, BMW yeni jenerasyon elektrikli 3 Serisi (i3) ve Mercedes-Benz de elektrikli C-Serisi hamlelerini ilk duyurduğunda, masadaki rakamlar üzerinden hemen bir fısıltı gazetesi başlamıştı. Kağıt üzerinde BMW; menzili, şarj hızları ve £53k civarındaki başlangıç fiyatıyla (£58k’lik C-Serisi’ne karşı) Stuttgart’ı ilk rauntta köşeye sıkıştırmış gibi görünüyordu.

Ancak otomobiller sadece tablolardan ibaret olsaydı, hiçbirimiz onlara aşık olmazdık, değil mi? Geçtiğimiz günlerde, yakında direksiyonuna geçeceğim yeni elektrikli C-Serisi’nin (lansman spesifikasyonu olan C400) sağ koltuğuna kurulma şansı yakaladım. Size şu kadarını söyleyeyim: BMW cephesinde uykular kaçmaya başlayabilir. Çünkü Mercedes, EQE ile yaptığı o “fazla yumurta” formundaki kararsız başlangıçtan ve CLA ile yakaladığı harika ivmeden sonra, ana akım premium elektrikli sedan formülünü sonunda tamamen çözmüş gibi görünüyor.

Yeni Elektrikli C-Serisi
Yeni Elektrikli C-Serisi

Bir “Şapka” Olarak Tasarlanmak: Dış Tasarımda Yeni Boyutlar

Karşımızda duran otomobil, bildiğimiz içten yanmalı C-Serisi modellerinden çok daha heybetli. Bunun sebebi sadece tasarım oyunları değil; tamamen elektrikli araçlar için geliştirilen MLA (Modular Luxury Architecture) platformunun doğası. Batarya ve şasi altta bir kaykay gibi uzanırken, gövde adeta bu yapının üzerine oturtulmuş bir şapka gibi duruyor. Bu da araca daha uzun, daha geniş ve belirgin şekilde daha yüksek bir duruş kazandırmış.

Açık konuşalım, profilden bakıldığında o eski akıcı sedan zarafetinin yerini biraz daha küt ve heybetli (slab-sided) duvarlar almış. Arka kısımdaki siyah detaylar ve cam tavan bu görsel ağırlığı hafifletmeye çalışsa da, ön tarafta hâlâ o EQE’den aşina olduğumuz “aerodinamik yumurta” esintilerini hissetmek mümkün. Beni asıl düşündüren ise detaylardaki o yoğun parıltı oldu. Farların içindeki üç kollu Mercedes yıldızı detayları ve dışarıdaki yoğun logo kullanımı, günümüzün o sade, minimal lüks anlayışına göre biraz fazla gösterişli (peacocking) kaçmış olabilir mi? Yine de sokakta gördüğünüzde bu aracın geleceğe ait olduğunu hemen anlıyorsunuz.

Yeni Elektrikli C-Serisi
Yeni Elektrikli C-Serisi

İçeride Bir Salon Konforu ve O Muazzam 39.1 İnçlik Ekran

Kapıyı açıp içeri sızdığınızda, dışarıdaki o glitz ve şaşaalı hava yerini tam bir Mercedes ağırlığına bırakıyor. Tasarımcılar, bazı rakiplerinin o soğuk, ameliyathane titizliğindeki minimalizminden kaçınmışlar. Orta konsolu süsleyen dokulu ahşap detaylar ve taba rengi damarlı deri döşemeler, otomobilin içine adeta evinizdeki o çok sevdiğiniz salonun sıcaklığını katmış. Kapı içlerindeki ve pencere kenarlarındaki yumuşak dolgular ise uzun yolculuklarda dirseğinizi nereye koyarsanız koyun sizi şımartacak cinsten. Açıkçası, işçilik ve malzeme kalitesi olarak küçük kardeşi CLA’yı rahatlıkla geride bıraktığı gibi, çok daha pahalı olan EQS’e bile kafa tutabilir.

Tabii ki içeri girer girmez gözünüzün başka hiçbir şeyi görmesini engelleyen bir dev var: 39.1 inçlik devasa ekran! Evet, yanlış duymadınız, şu an seri üretim bir otomobilde bulabileceğiniz en büyük ekran paneli önünüzde uzanıyor. Normalde bu tarz aşırı dijitalleşmeye mesafeli duran biri olarak şaşırtıcı bir şekilde bu ekranı yadırgamadım. Grafikler o kadar akıcı ve net ki, eğer sürücü koltuğunda değilseniz izlemesi tam bir görsel şölen.

Ancak pratiklik konusunda aklıma takılan sorular yok değil. Mesela kırmızı ışıkta durduğunuzda orta ekranda aniden beliren trafik lambası kamera görüntüsü gibi özellikler dikkat dağıtıcı olabilir mi? Ya da sürüş esnasında klimayı ayarlamak için ekranda kaybolmak yerine fiziksel bir düğmeyi arar mıyım? Bunun kesin cevabını direksiyon başına geçtiğimde vereceğim.

Yolda Olmak: 483 Beygir Güç ve Ev Terliği Yumuşaklığı

Sürücümüz start düğmesine basıp yola çıktığında, içimi derin bir sessizlik kapladı. Altımızdaki makine tam 483 beygir güç üreten bir C400. Yani canınız istediğinde, eski o kükreyen V8 motorlu AMG C63’ler kadar hızlı bir şekilde sıfırdan yüze fırlayabilecek bir canavar. Fakat yoldaki süzülüşü o kadar sakin, o kadar olgun ki bu gücü unutuveriyorsunuz.

Yeni Elektrikli C-Serisi
Yeni Elektrikli C-Serisi

Comfort modunda giderken yoldaki rögar kapakları ya da asfalt çatlakları tamamen filtreleniyor; hızlandıkça araba adeta yolun üzerinde uçan bir halıya dönüşüyor. Ancak sürücü Sport modunu seçtiği an, o pamuksu sedan gidiyor ve yerine kasları gerilmiş bir atlet geliyor. Gövde salınımı azalıyor, süspansiyon sertleşiyor ve arkadan yönlendirmeli aksın (rear-wheel steering) döner kavşaklarda arabayı nasıl rayına oturttuğunu sağ koltuktan bile net bir şekilde hissedebiliyorsunuz.

Yalan yok, şehir trafiğinde Sport modunun o gergin yapısından sonra yeniden Comfort moduna geçtiğimizde, ayağımdaki dar futbol kramponlarını çıkarıp yumuşacık ev terliklerimi giymiş gibi rahatladım. Üstelik yalıtım seviyesi o kadar yüksek ki, otobanda yüksek hızlarda seyrederken bile yanınızdakiyle sesinizi hiç yükseltmeden, fısıldar gibi konuşabiliyorsunuz.

Yeni Elektrikli C-Serisi
Yeni Elektrikli C-Serisi

İlk Karar: Stuttgart’ın Mesajı Net

Günün sonunda, bagaj kapağını açıp baktığımda (ki arkada derin bir bagaj havuzu, önde ise kabin boy valizinizi alacak kadar geniş bir frunk yani ön bagaj var) bu arabanın günlük hayatı ne kadar kolaylaştıracağını düşündüm. Direksiyon koltuğunun hissi, gerçek menzil tüketimi ve viraj limitleri için nihai kararımı kendi sürüşümden sonraya saklıyorum.

Ancak ilk izlenimim net: BMW ile Mercedes arasındaki bu elektrikli düello, sadece kağıt üzerindeki menzil ve fiyat rakamlarıyla kazanılacak bir savaş değil. Mercedes, C-Class Electric ile sınıfa öyle bir konfor, olgunluk ve teknolojik gösteriş getirmiş ki, i3’ün işi hiç de kolay olmayacak. Mühendislerin savaşı bize her zaman daha iyi otomobiller sunar; bu yüzden, yaşasın bu hiç bitmeyen rekabet!

Paylaş:

Kategorisinden

5 5 Puan
Konuyu Değerlendir
Abone Ol
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler