Süper Lig Sezonun Enleri: Şampiyonluk, Transferler ve Hayal Kırıklıkları
Merhaba değerli dadmedya okurları! Futbolun kalbinin attığı, heyecanın ve dramanın bir an bile eksik olmadığı yoğun bir maratonu daha geride bıraktık. Yeşil sahalarda yeniden sizlerle buluştuğum ve bu satırlarda futbol aşkını paylaştığım için çok mutluyum.
Bu sezon da Süper Lig, her zaman olduğu gibi ezber bozdu, yeni kahramanlar çıkardı ve bazı yıldızları ise adeta yuttu. Gelin, hafızalardan silinmeyecek bu sezonun “en”lerini birlikte seçelim ve ligin röntgenini çekelim.

Sezonun En İyi Takımı: Galatasaray
Süper Lig’de bu sezonun en iyi takımı tartışmasız Galatasaray. Sarı-kırmızılı ekip, sadece puan tablosunda zirveye yerleşmekle kalmadı; sahaya yansıttığı domine edici oyun tarzı, bireysel oyuncu performanslarının tavan yapması ve en kritik anlarda camianın tek bir yumruk gibi kenetlenmesiyle bu şampiyonluğu sonuna kadar hak etti. Kriz anlarını yönetme becerisi, Galatasaray’ı bu sezon da zirvede tutan en büyük güç oldu.

Sezonun En İyi Oyuncusu: Victor Osimhen
Osimhen… Sanırım Galatasaray’ın Nijeryalı süper yıldızı bu ligde forma giymeye devam ettiği sürece, bu kategorideki “en” unvanının adresi asla değişmeyecek. Galatasaray bu sezon Osimhen’in sakatlık veya dinlendirilme sebebiyle yokluğunu hissettiği her an, hem Süper Lig’de hem de Avrupa arenasında ciddi bir üretim krizi yaşadı, çok zorlandı. Nijeryalı golcünün sahada var olması bile rakipler için bir tehdit matrisi oluştururken, sarı-kırmızılı ekibe adeta can suyu oldu.

Sezonun En İyi Teknik Direktörleri: Okan Buruk & Fatih Tekke
Bu kategoride adaleti sağlamak adına iki ismi birden tahtaya yazmak zorundayım; çünkü her iki teknik adamın da ortaya koyduğu başarı hikayesini birbirinden ayırmak haksızlık olur.
-
Okan Buruk: Galatasaray ile üst üste 4. kez şampiyonluk ipini göğüsleyerek kırılması güç bir rekora imza attı. Sadece yerelde değil, Avrupa’da da oynattığı modern futbolla takdir topladı.
-
Fatih Tekke: İstanbul’un üç büyük kulübüne karşı, elindeki oldukça mütevazı kadroyla devrim niteliğinde işler başardı. Trabzonspor’u ligde 3. sıraya taşımayı başaran ve Türkiye Kupası’nda finale çıkaran Tekke, taktiksel dehasıyla sezona damga vurdu.

Sezonun Transferi: Uğurcan Çakır
Sezonun en nokta atışı ve değerini bulan transferi, Trabzonspor’dan 35 milyon euro gibi rekor bir bonservis bedeliyle ayrılan ancak bu devasa rakamın hakkını her kurtarışıyla son kuruşuna kadar veren Uğurcan Çakır oldu. Baskının en yüksek olduğu anlarda kalesinde devleşen milli eldiven, yapılan yatırımın doğruluğunu her maçta kanıtladı.

Sezonun Başkanı: Dursun Özbek
Galatasaray gibi en ufak bir puan kaybında hem taraftarlar hem de dinamik genel kurul yapısı tarafından sert şekilde eleştirilebilen bir kulüpte, Dursun Özbek zoru başardı. Yönetimiyle camiayı kenetlemeyi bilen Özbek, takımın üst üste 4. şampiyonluğunda kilit bir idari rol oynadı. Kulüp içinde öyle dengeli ve başarılı bir finansal/sportif yönetim sergiledi ki, adeta muhalefetsiz bir yönetim dönemi yarattı.
Sezonun En İyi Hakemi: “Yok”
Maalesef bu başlığın altı bomboş. Süper Lig’de yıllardır kronikleşen bir “hakem kıtlığı” gerçeğiyle yüz yüzeyiz. Büyük maçları, derbileri yönetebilecek kalibrede, soğukkanlı ve adil yönetim gösterebilecek hakem bulmakta zorlanıyoruz; arkadan yeni jenerasyonları da yetiştiremiyoruz. Hakem kararlarının futbolun önüne geçtiği bir sezonu daha geride bıraktık.

Sezonun Hayal Kırıklığı Yaratan Takımları: Fenerbahçe & Beşiktaş
Negatif performanslarıyla bu kategoriyi paylaşmak zorunda kalan iki büyük kulübümüz var:
1. Fenerbahçe ve Bitmeyen Şampiyonluk Baskısı
Sarı-lacivertli camiada yıllardır süren şampiyonluk hasreti, ne yazık ki kulüp üzerinde yıkıcı bir baskıya ve aceleyle alınan yanlış kararlara yol açıyor. Süper Lig’de şampiyonluğun klasik ama değişmez bir kuralı vardır: Atanınla tutanın iyi olacak!
Fenerbahçe yıllardır bu dengeyi kuramıyor. Üstelik tam ritim bulmuş forvetlerini devre arasında gönderip, yerine 22 milyon euro gibi ciddi bir bedelle Sidiki Cherif’i transfer ettiler. Ancak Cherif beklentilerin çok altında kaldı. 22 milyon euro değerindeki bir golcüden beklenti, ligin ikinci yarısında en az 12 gol atması olmalıydı. Bu açıdan bakıldığında Sidiki Cherif transferi tam bir planlama hatasıydı.
2. Hedefsiz Kalan Beşiktaş
Beşiktaş ise taraftarını kahreden bir sezon geçirdi. Aslında siyah-beyazlılar kötü giden bu dönemi Türkiye Kupası’nı müzesine götürerek bir nebze de olsa teselliyle kapatabilirdi. Ancak bu hedef de ıskalanınca, Beşiktaş adına sezon tam bir hüsranla sonuçlandı. Türkiye’nin en cefakar ve tutkulu taraftar gruplarından birine sahip olan Beşiktaş topluluğu, böylesine vizyonsuz ve başarısız bir sezonu kesinlikle hak etmedi.

Sezonun Hayal Kırıklığı Yaratan Transferi ve En Kötü Oyuncusu: Ederson
Bu iki olumsuz kategorinin zirvesinde, adı “altın harflerle” yazılı tek bir isim var: Ederson! Fenerbahçe taraftarı, bu sezon kalede Ederson’u izlerken adeta ecel terleri döktü, büyük çile çekti. Dünyanın en çok para kazanan ikinci kalecisi konumundaki bir isimden, refleksleriyle en az 7-8 kritik maçı tek başına koparmasını beklersiniz. Ancak Ederson, maçı kurtarmayı bırakın, yaptığı inanılmaz basit hatalarla Fenerbahçe’nin şampiyonluk yarışından kopmasındaki başaktörlerden biri oldu.

Sezonun Maçı: Trabzonspor 3-3 Beşiktaş (16. Hafta)
Futbolun tüm doğrularının, taktiksel savaşların, geri dönüşlerin ve saf aksiyonun bir arada yaşandığı o mücadeleyi unutmak imkansız. Ligin 16. haftasında oynanan ve 3-3‘lük skorla sonuçlanan Trabzonspor – Beşiktaş derbisi, temposu, golleri ve heyecanıyla açık ara sezonun en iyi maçıydı. Futboldaki tüm duyguları tek bir 90 dakikada yaşadık.
Şimdiden heyecanı, transfer dedikoduları ve yeni taktiksel savaşlarıyla önümüzdeki sezonu büyük bir sabırsızlıkla bekliyorum. Bakalım yeni sezonda bizi hangi hikayeler karşılayacak?
Sizce bu sezonun en büyük hayal kırıklığı kimdi? Yorumlarda buluşalım!
Editör: Ahmet Demir
Harika bir yazı olmuş. Ellerine sağlık.