Angelina Jolie Yeni Filmi Couture’ü Anlattı

Angelina Jolie Yeni Filmi Couture’ü Anlattı

Angelina Jolie’den Hayat Dersi: Couture Filmi ve İçimizdeki O Derin Sızı!

Beyazperdenin kraliçesi, her daim asil ama bir o kadar da fırtınalı ruhuyla tanıdığımız Angelina Jolie, yine turnayı gözünden vuracak cinsten bir projeyle karşımızda! Alice Winocour’un yönettiği ve Paris Moda Haftası’nın o cafcaflı, pırıltılı fonunda geçen Couture (Kutür), sadece kumaşların ve podyumların hikayesi değil; tam anlamıyla bir hayata tutunma manifestosu. Jolie, verdiği özel röportajda filmin arkasındaki ilham verici mesajın kendisinde nasıl derin yaralara merhem olduğunu ve neden bu kadar güçlü rezonans bulduğunu açık yüreklilikle anlattı. Hani derler ya, “Ateş düştüğü yeri yakar” diye; işte Angelina bu filmde o ateşi hepimiz için bir umut ışığına dönüştürüyor. Gelin, sinema odamızda kahveleri tazeleyelim ve bu dokunaklı dönüşün şifrelerini Aydın Mtc Sinema gözlüğüyle birlikte çözelim!

Pırıltılı Podyumların Arkasındaki Acı Gerçek: Maxine Walker Kimdir?

Filmde Angelina Jolie, Paris Moda Haftası’nda büyük bir marka için kısa film çekmek üzere şehre gelen Amerikalı yönetmen Maxine Walker karakterine hayat veriyor. Tam kariyerinin zirvesine oynayacakken, pat diye hayatın en sert tokadını yiyor: Meme kanseri teşhisi! İşin rengi tam da burada değişiyor işte. Kumaşlar lüks, ortam elit ama dert hepimizinki kadar insan, hepimizinki kadar çıplak.

Angelina’nın bu rolü seçmesi kesinlikle tesadüf değil, tam bir “kadere meydan okuma” duruşu. Biliyorsunuz, güzel oyuncu 2007 yılında annesi Marcheline Bertrand’ı göğüs ve yumurtalık kanserinden kaybetmişti. Kendisi de BRCA1 gen mutasyonu taşıdığını öğrenince önleyici çift mastektomi (göğüs ameliyatı) operasyonu geçirmiş ve dünyayı ayağa kaldırmıştı. Yani anlayacağınız, Jolie bu filmde rol yapmıyor; adeta kendi ruhunun, geçmişinin ve korkularının podyumunda yürüyor.

“Bu film karakterimin sonu hakkında değil; aksine, son nefesinize kadar hayatı yaşama arzunuzun yeniden alevlenmesiyle ilgili. Hayatın bu döneminde bende çok özel bir karşılık buldu.” — Angelina Jolie

“Beş Yıl Önce Bu Kadar Güçlü Değildim!”

Jolie’nin röportajda kurduğu şu cümle aslında içindeki o kırılgan ama yıkılmaz kadının özeti gibi: “Beş yıl önce bunu yapacak kadar güçlü olduğumdan emin değildim. Yeniden açık, güven dolu ve kırılgan olabilmek… Hayatta bazen bizi yolumuzdan eden şeyler olur. Kendimizi kaybederiz ve izole hissederiz.”

Valla ne yalan söyleyelim, Angelina ablamız haklı. Feleğin çemberinden geçmiş bir star bile olsanız, bazen “Yetti gari!” dediğiniz anlar olur. Ama o ne yapıyor? Chanel’in Paris’teki o meşhur aynalı merdivenli atölyesine giriyor (ki bu atölyede film çekilmesine ilk kez izin verildi, burası da dadmedya takipçilerine özel bir sinema genel kültür bilgisi olsun) ve acısını sanata dönüştürüyor. Sette herkesin hayatında en az bir kez bir hastane odasında sevdiği için beklediğini, herkesin birilerini kaybettiğini söyleyerek setin nasıl şifalı bir komüniteye dönüştüğünü anlatıyor. Empati kurmanın, birbirimize yaslanmanın bizi bu koca dünyada daha az yalnız hissettireceğini fısıldıyor kulağımıza.

Angelina Jolie Yeni Filmi Couture’ü Anlattı
Angelina Jolie Yeni Filmi Couture’ü Anlattı

Bir Yorum: Couture Bize Ne Anlatıyor?

Gelelim sinema yazarı olarak benim cebimdeki yorumlara. İstanbul’un kalbindeki Kadıköy sinemalarından Beyoğlu’nun o tarihi salonlarına oradan memleketin her bir sinema salonuna evindeki film köşesine kadar, Türk sinema izleyicisi nerede bir dram görse oraya kalbini bırakır. Hele ki bu dram, moda dünyasının o sahte ve soğuk yüzüyle tezat oluşturan sıcacık bir kadın dayanışması içeriyorsa! Film sadece Maxine’e odaklanmıyor; Güney Sudan’dan kaçıp gelen genç model Ada (Anyier Anei) ve makyaj sanatçısı Angèle (Ella Rumpf) ile üç farklı kadının kesişen kaderini önümüze seriyor.

Eleştirmenler filmin bazı yerlerini fazla “parıltılı” ya da “yüzeysel” bulsa da, Angelina Jolie’nin o devleşen, gözleriyle konuşan oyunculuğu tüm eksikleri bir yamalı bohça gibi kapatıp elit bir tasarıma dönüştürüyor. Kadın jargonundan anlayan, acıyı bal eyleyen Alice Winocour, sinemaseverlere sabun köpüğü bir moda filmi değil, resmen bir hayatta kalma kılavuzu sunuyor.

Filmin Künyesi ve Kaçırmamanız Gereken Detaylar

Vizyon tarihi yaklaşırken ajandaları ayarlamakta fayda var. İşte filmin kısa bir röntgeni:

  • Yönetmen ve Senaryo: Alice Winocour

  • Oyuncu Kadrosu: Angelina Jolie, Louis Garrel, Ella Rumpf, Garance Marillier, Anyier Anei

  • Öne Çıkan Özellik: Chanel’in Paris showroom ve atölyesinde çekilen ilk kurmaca film olması.

  • Vizyon Tarihi: 26 Haziran (ABD)

Sinema salonlarının o büyülü karanlığında, can feda bir oyunculuk izlemek ve hayata karşı “Yıkılmadım, ayaktayım!” modunu açmak istiyorsanız, bu filmi kesinlikle listelerinize ekleyin. Hayat kısa, kuşlar uçuyor ve Angelina bize hala umut olduğunu hatırlatıyor. Bir sonraki vizyon analizinde, dadmedya ve Aydın Mtc sinema köşesinde görüşmek üzere; sinemayla kalın, empatiyle kalın!

Paylaş:

, Kategorisinden

5 1 Puan
Konuyu Değerlendir
Abone Ol
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler