Gayrimenkul alım-satım süreçlerinde hem alıcıları hem de satıcıları yakından ilgilendiren oldukça kritik bir hukuki ve finansal düzenleme hayata geçiyor. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından duyurulan karara göre, Zorunlu Deprem Sigortası (ZDS) poliçelerinde devir dönemi resmen kapanıyor.
DASK’ta Devir Sona Erdi: Satana İade, Alana Yeni Poliçe
5 Eylül itibarıyla yürürlüğe girecek yeni uygulamayla birlikte, bir konut satıldığında mevcut DASK poliçesi artık otomatik olarak yeni ev sahibine devredilmeyecek. Tapuda satış tescilinin yapıldığı an itibarıyla eski poliçe geçerliliğini yitirecek.
Bu noktada hem alıcı hem de satıcı için iki farklı finansal süreç devreye giriyor:
| Taraf | Yeni Sorumluluk / Hak | Yapılması Gereken İşlem |
| Evini Satan (Satıcı) | Kalan günlerin prim iadesini alma hakkı | Acente veya sigorta şirketine iptal başvurusu |
| Evi Alan (Alıcı) | Kendi adına sıfır poliçe yaptırma zorunluluğu | Tapu işlemi öncesinde yeni ZDS poliçesi kestirmek |
Evini satan vatandaşlarımız, sigortayı kullandıkları dönemin haricinde kalan günlerin parasını geri alabilecek. Hesaplama tamamen tapudaki resmi tescil tarihi esas alınarak yapılacak. Evi yeni satın alan taraf ise tapu dairesine gitmeden önce mutlaka kendi adına düzenlenmiş geçerli bir DASK poliçesini hazır etmek zorunda kalacak.
Satış Dışındaki Devirlerde 15 Günlük Bildirim Süresi
Düzenleme sadece standart konut satışlarını değil, miras veya hibeler gibi satış dışındaki hak sahibi değişikliklerini de kapsıyor. Eğer konutun mülkiyeti satış haricinde bir yolla el değiştirdiyse, mevcut DASK poliçesi iptal edilmeyecek ve geçerliliğini koruyacak.
Ancak burada kritik bir prosedür bulunuyor: Yeni hak sahibinin, durumdan haberdar olduğu tarihten itibaren 15 gün içinde ilgili sigorta acentesine bildirim yapması gerekiyor. Bildirimin ardından acente 24 saat içinde poliçeyi yeni hak sahibinin bilgilerine göre güncelleyecek.
Ne Anlama Geliyor?
Sektörü ve tüketici haklarını yakından takip eden bir ekonomi yazarı olarak bu adımı oldukça yerinde bulduğumu belirtmeliyim. Eski sistemde, satılan bir evin üzerindeki sigorta poliçesinin sadece bir ek zeyilname ile yeni sahibine aktarılması; olası bir afet anında tazminat ödemelerinin kime, nasıl yapılacağı konusunda ciddi hukuki karmaşalara ve hak kayıplarına yol açabiliyordu.
Yeni dönemle birlikte “poliçenin gerçek hak sahibi adına düzenlenmesi” ilkesi tam anlamıyla oturtulmuş oldu. Satıcının hakkı olan kalan prim tutarını cebine geri koyması adil bir finansal denge sağlarken, alıcının da mülkü aldığı ilk günden itibaren kendi adına kayıtlı, eksiksiz bir teminatla yola devam etmesi sigorta sisteminin şeffaflığını artıracaktır. Eylül ayı itibarıyla tapuda işlem yapacak tüm okurlarımızın acenteleriyle hızlıca iletişime geçerek bu yeni süreci aksatmadan yürütmelerini tavsiye ederim.