Diplomasi Masasında Sert Rüzgarlar: Trump’ın İran Çıkmazı
Küresel siyasetin en istikrarsız hatlarından biri olan Washington-Tahran hattında sular durulmuyor. ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen müzakerelere dair son derece kritik bir açıklamada bulunarak, sürecin ya kapsamlı bir uzlaşıyla ya da benzeri görülmemiş sert tedbirlerle sonuçlanacağının sinyalini verdi.
“Yarım Bir Anlaşma Kabul Edilemez” Başkanlık uçağında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, İran’ın bir anlaşma yapmaya hevesli olduğunu ancak ABD’nin “mükemmel” olanın peşinde olduğunu vurguladı. Trump’a göre yeni bir anlaşma, sadece nükleer programı durdurmakla kalmamalı; aynı zamanda İran’ın bölgedeki balistik füze kapasitesini ve askeri etkinliğini de tamamen kontrol altına almalı. Trump, “İran bugün sunduğu şartları sürecin başında getirseydi iş çoktan bitmiş olurdu. Ancak şimdi daha fazlasını istiyoruz,” diyerek çıtayı yükseltti.

Umman’daki Gizli Görüşmeler ve Umut Veren Mesajlar 6 Şubat’ta Umman’da gerçekleşen ve basına “yapıcı” olarak yansıyan görüşmeler, diplomasinin hala masada olduğunu kanıtlıyor. Trump, sonuçların kamuoyunu şaşırtabileceğini belirterek, önümüzdeki hafta tarafların tekrar bir araya geleceğini müjdeledi. Ancak bu iyimser havanın hemen ardından gelen “sert tedbir” uyarısı, Washington’un elindeki askeri ve ekonomik yaptırım kartlarını hala sıcak tuttuğunu gösteriyor.
Netanyahu ile Kritik Randevu İran konusundaki bu hareketlilik, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Washington ziyaretiyle eş zamanlı ilerliyor. Netanyahu, uçuş öncesi yaptığı açıklamada İsrail’in kırmızı çizgilerini Trump’a ileteceğini belirtmişti. Görünen o ki, Orta Doğu’nun kaderini belirleyecek olan bu satranç oyununda önümüzdeki birkaç hafta, bölgenin ya uzun süreli bir barışa ya da çok daha derin bir krize sürükleneceği dönüm noktası olacak.