Dışişleri’nden Yunanistan’a Tarihi Tokat: “Vahşet Suçlarının Üzerini Örtemezsiniz”
Türkiye ve Yunanistan hattında diplomatik gerilim, Atina’nın 19 Mayıs üzerinden ortaya attığı asılsız iddialarla yeniden tırmandı. Dışişleri Bakanlığı, Yunan makamlarının “Pontus” iddiaları adı altında tarihi çarpıttığını belirterek, Atina’nın asıl amacının geçmişte işlediği ağır vahşet suçlarını gizlemek olduğunu sert bir dille ilan etti.
Peki, bu diplomatik çıkışın arkasındaki tarihi gerçekler neler ve Dışişleri Bakanlığı Yunanistan’a hangi tarihi belgelerle yanıt verdi? İşte detaylar ve analizi…
“Megali Idea” Hezimeti ve Asılsız İddiaların Perde Arkası
Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, Yunanistan’ın 1994 yılından bu yana sistemli bir şekilde sürdürdüğü “Pontus” iddialarının hiçbir hukuki ve tarihi temeli olmadığı vurgulandı. Atina yönetiminin bu asılsız iddiaları ilk ve orta dereceli okullarda müfredata ekleyerek çocuklara kadar indirmesi, diplomatik çevrelerde “tarihten husumet devşirme çabası” olarak yorumlanıyor.
Bakanlık, meselenin özünü şu çarpıcı ifadelerle özetledi:
“‘Megali Idea’ hayalini gerçekleştirmek için başlattığı işgal teşebbüsü başarısız olan Yunanistan, ülkemize yönelik asılsız ‘Pontus’ iddiasını gündeme getirerek yaşadığı hezimeti ve işlediği ağır vahşet suçlarının üzerini örtmeye çalışmaktadır.”
Yunanistan’ın Savaş Suçları Belgelerle Sabit
Türkiye, Yunanistan’ın bu algı operasyonuna karşı hamasetle değil, uluslararası hukuk ve tarihi vesikalarla yanıt veriyor. Açıklamada, Yunan ordusunun Anadolu toprağında işlediği katliamların ve yaptığı mezalimin uluslararası belgelerde tescilli olduğu hatırlatıldı.
Tarihin Unutmadığı İki Büyük Kanıt:
-
Müttefik Devletler Tahkikat Komisyonu Raporları: Batı Anadolu’nun işgali sırasında Yunan ordusunun sivil halka yönelik sistematik katliamlar yaptığını bağımsız gözlemcilerle ortaya koyan raporlar.
-
Lozan Barış Antlaşması’nın 59. Maddesi: Yunanistan’ın Anadolu’da savaş hukukuna aykırı eylemleri sonucunda doğan zararları hukuken kabul ettiğinin en büyük diplomatik kanıtı.

Tripoliçe’den İzmir’e: Yunanistan’ın Yüzleşmesi Gereken Gerçekler
Ankara, Atina’yı siyasi kaygılarla tarihi istismar etmekten vazgeçmeye çağırırken, Yunanistan’ın asıl anması ve yüzleşmesi gereken kanlı sayfaları hatırlattı. Bunların başında, 1821 yılında binlerce Türk ve Müslüman sivilin vahşice katledildiği Tripoliçe Katliamı ve 15 Mayıs 1919’da İzmir’in işgaliyle başlayan Batı Anadolu mezalimi geliyor.
| Tarih | Olay | Dışişleri Bakanlığı’nın Vurgusu |
| 1821 | Tripoliçe Katliamı | Türklere ve diğer etnik gruplara karşı işlenen vahşet suçları. |
| 15 Mayıs 1919 | İzmir’in İşgali Girişimi | Batı Anadolu’da sivil halka yönelik yürütülen sistemli mezalim. |
| 19 Mayıs 1919 | Milli Mücadele’nin Başlangıcı | Atatürk’ün Samsun’a çıkarak işgalci güçlere karşı başlattığı şanlı direniş. |
Sonuç: Husumet Değil, Barış ve İş Birliği Çağrısı
Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasının son bölümü, Türkiye’nin yapıcı ama tavizsiz dış politika duruşunu bir kez daha gözler önüne serdi. Türkiye, komşusunu geçmişteki yenilgilerden suni düşmanlıklar üretmek yerine, rasyonel bir tutum sergilemeye davet etti:
“Yunanistan’ı gerçekleri çarpıtarak tarihten husumet çıkartmak yerine, ikili ilişkilerimizi barış ve iş birliği içinde geliştirecek bir tutum ortaya koymaya davet ediyoruz.”