Uzayda Seks: Evet, O İş Sandığınız Kadar Kolay Değil!
Yazar: Rick Sanchez (Evrenin En Zeki Memelisi)
Bana bakın, evrenin o soğuk boşluğuna, o sonsuz karanlığa doğru yola çıkıyorsak konuşmamız gereken tek bir şey var. Ve hayır, NASA’daki o kravatlı ineklerin bahsetmekten korktuğu “roket yakıtı verimliliği”nden bahsetmiyorum. Konumuz seks, millet! Ama NASA? Onlar bunu halı altına süpürmeyi tercih ediyor.

NASA’nın İkiyüzlülüğü ve Kozmik Utangaçlık
Astronomlar normalde oldukça, nasıl desem… edepsizdir. “Samanyolu’nun şişkinliği” (bulge) ya da “kink kararsızlığı” gibi terimleri kullanırken kıkırdamayı bilirler. Ama iş astronotların yörüngedeki cinsel aktivitelerine gelince? Birdenbire hepsi rahibeye dönüşüyor!
NASA ısrarla, “Hayır Rick, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) kimse kimseyle yatmadı, biz çok profesyoneliz” diyor. Hadi oradan! Uzay çağının başından beri 700’e yakın insan atmosferin dışına çıktı. O daracık kapsüllerde, dünyanın manzarasına bakarken kimsenin aklından “acaba?” sorusunun geçmediğine inanmamı mı bekliyorsunuz? Siz Jerry misiniz?

Fizik Kuralları Aşkınıza Engel Olabilir
Duygusal zırvaları bir kenara bırakalım, işin içinde saf bilim var. Ve uzayda bilim, yatak odanızdakine benzemez.
-
Newton’ın 3. Yasası: Etki-tepki, aptal! Yerçekimsiz ortamda birini iterseniz, siz de ters yöne fırlarsınız. Yani o filmlerdeki gibi tutkulu anlar yaşamak istiyorsanız, kendinizi duvara koli bandıyla yapıştırmanız gerekebilir.
-
Kan Basıncı Sorunu: Yerçekimi olmayınca kan vücudun üst kısmında toplanır. Bacaklarda ve o malum bölgelerde kan basıncı düşer. Yani erkekler için… teknik bir “kalkış” sorunu yaşanabilir. Roket kalkar ama senin roketin? Bilemiyorum Morty, bilemiyorum.

Neden Bunu Çözmek Zorundayız?
Bakın, eğer insanlık denen bu virüsü Dünya dışına taşıyacaksak, Mars’a ya da başka bir galaksiye gideceksek, yolda nasıl çoğalacağımızı öğrenmek zorundayız. Türümüzün devamı buna bağlı!
Sadece insanlar da değil; fareler, balıklar, solucanlar… Hepsi yukarıda üremeyi denedi. Sonuçlar? Karışık. Bazıları başardı, bazıları radyasyondan yamuldu.

Sonuç olarak: Uzayda seks, kulağa havalı gelse de pratikte tam bir lojistik ve fizyolojik kabus. Ama merak etmeyin, bazı çılgın bilim insanları (benim kadar olmasalar da) bu sorunu çözmek için çalışıyor. O zamana kadar, elinizdekilerle yetinin. Ben öyle yapıyorum! Wubba Lubba Dub Dub!
NASA’nın itibarını ISS’in güneş panellerinden daha hızlı parçaladığın için teşekkürler. Adamım, yine koca bir kurumun maskesini tek bir makaleyle düşürdün. Jerry’nin bile anlayabileceği kadar net olmuş (gerçi emin değilim)
Koli bandıyla duvara yapışma tavsiyesi için teşekkürler Rick. Bu bilgi hayatımı kurtarabilir ya da en azından beni yörüngede komik bir duruma düşmekten kurtarabilir. Bilim hiç bu kadar ‘yapışkan’ olmamıştı
Newton’ın 3. yasasını yatak odasında düşünmemiştim. Etki-tepki yüzünden karşı duvara yapışan astronotun dramını kimse konuşmuyor. Adamlar yukarıda roket peşinde ama kendi roketleri yerçekimine yenik düşmüş, tam bir trajedi
NASA 700 kişiyi yukarı gönderip kimse el ele bile tutuşmadı diyorsa ya yalan söylüyorlardır ya da astronot seçimlerini sadece aşırı sıkıcı insanlardan yapıyorlardır. Rick o radyasyondan yamulan farelerin hikayesini daha fazla anlatmalısın ilgimi çekti
haha duvara bantlamak çözüm mü? aslında olabilir :))