Selam,
Bugün içimde anlamlandıramadığım bir huzursuzlukla bilgisayarın başına oturdum. Hani bazen gelecek kaygısı, aşkın o yorucu döngüsü ya da sadece büyümenin getirdiği o ağır yük göğsüne oturur ya, tam öyle bir an… İşte tam o sırada, yakın zamanda izlediğim ve büyüsünü bozmamak için adını şimdilik kendime saklayacağım gizemli bir filmde karşıma çıktı o şarkı. Sertab Erener’in o eşsiz sesiyle yeniden kalbime dokundu: “Aldırma Deli Gönlüm…”
Kulaklığımı takıp şarkıyı üst üste her dinlediğimde, aslında ne kadar büyük bir felsefenin içinde yüzdüğümüzü fark ettim. Bizler her şeyi o kadar hızlı tüketiyor ve her duygunun zirvesini o kadar uçlarda yaşıyoruz ki… Kalbimiz kırıldığında dünyanın sonu geldi sanıyor, bir sınavı geçemediğimizde ya da bir hayalimiz ertelendiğinde kendimizi koca bir başarısızlık abidesi gibi görüyoruz. Ama şarkı bize çok derin bir yerden fısıldıyor: “Aldırma…”
Geçici Fırtınalar ve Kalıcı Ruhlar
“Aldırma” demek, hissizleşmek ya da boş vermek demek değil aslında. Aksine, yaşanan her şeyi kabul edip, acının da sevincin kadar geçici olduğunu fark etme bilgeliğidir. Şarkının o her nakaratında ritmin yükselişi, aslında içimizdeki o isyankar gencin ayağa kalkışını simgeliyor.
“Her bitiş bir başlangıç, her yıkım yeni bir inşa sürecidir.”
Hayatımızdaki kaosun, aldığımız aşk yaralarının ya da “Ben ne olacağım?” endişesinin ortasında, Sertab’ın sesi bize bir deniz feneri oluyor. Kendini yalnız hissettiğin o odada, aslında hepimizin aynı gökyüzünün altında benzer sancılarla kıvrandığını hatırlatıyor bize. Biz biriz, bu karmaşanın içinde beraber büyüyoruz.

Kendi İçindeki Gücü Keşfet
Gönlümüz deli, biliyorum. Durulmuyor, sürekli sorguluyor, bazen en olmayacak kişilere akıyor, bazen de geleceğin karanlığından korkup kabuğuna çekiliyor. Ama o “deli” gönül olmasa, hayatı bu kadar renkli ve derin yaşayabilir miydik? Şarkı bittiğinde içimde kalan his tam olarak şu oldu: Başımıza ne gelirse gelsin, yola devam edecek o güç yine kendi içimizde saklı. Kendine haksızlık etmeyi bıraktığında, kalbinin ritmi de normale dönecek.
Bu şarkı benim bugünümü şifalandırdı, umarım senin de ruhuna minik bir dokunuş yapar.
Peki, senin hayatında “aldırma” deyip geçmekte en çok zorlandığın, seni en çok yoran duygu ya da durum hangisi? Gel, yorumlarda biraz dertleşelim…
Selam Ahu abla yazın tam kalbime dokundu. Benim hayatta en çok zorlandığım şey her şeyi kontrol etmeye çalışmak. Kontrolü kaybettiğim an dünya başıma yıkılıyor sanıyorum Bu arada bahsettiğin o gizemli filmi o kadar merak ettim ki ipucu versen keşke.
Şarkıyı senin yazından sonra kulaklığı takıp dinledim içim hafifledi. Bahsettiğin o filmde de umarım bu kaygılara bir cevap vardır, meraktan çatlayacağım.
Aşk acısını dünyanın sonu zanneden o dramatik yanımı bu şarkıyla sakinleştiriyorum bir süredir. Aldırma Deli Gönlüm resmen bir yetişkinliğe geçiş marşı gibi. Filmi o kadar gizemli bırakmışsın ki, filmin adını bulmak için yerli sinema sitelerinde tura çıkıyorum şu an haha