Türk futbolunun efsane isimlerinden Şenol Güneş, yine içimizi umutla dolduran, ayakları yere basan ama bir o kadar da vizyoner açıklamalarıyla gündeme oturdu. TFF Olağan Mali Genel Kurulu’nda konuşan tecrübeli teknik adamın, 2026 Dünya Kupası öncesi takıma duyduğu güven hepimizi heyecanlandırmaya yetti.
Hadi gelin, Şenol Hoca’nın Ankara’daki o kıymetli açıklamalarının satır aralarına birlikte bakalım.
“2002’de Giderken Yalnızdık, Dönerken Kalabalıktık”
Şenol Güneş denilince aklımıza ilk olarak 2002 Dünya Kupası’ndaki o tarihi üçüncülük geliyor, haksız mıyım? Hoca da o günleri yad ederek çok derin bir tespitte bulundu:
“2002 yılında Dünya Kupası’na giderken yalnızdık, dönerken kalabalıktık. O dönem ‘Dünya futbolunda yarışmacı olduk, üçüncü olduk’ demiştim ama dünya futbol ülkesi olarak tescillenemedik.”
İşte tam da bu yüzden Güneş, 24 yıl sonra bizi yeniden Dünya Kupası sahnesine taşıyan TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’na, yönetimine, teknik direktörümüz Vincenzo Montella’ya ve tabii ki sahada ter döken “Bizim Çocuklar”a teşekkürlerini iletti. Bu turnuvada yer almanın, uluslararası arenada var olmanın Türk futbolu için hayati bir önem taşıdığını üstüne basa basa vurguladı.
“Bu Takımla Çeyrek Final Mümkün!”
Peki, 2026 Dünya Kupası’nda bizi neler bekliyor? Şenol Güneş’e göre takımımızın önü oldukça açık. Turnuva formatının değişmesiyle birlikte 48 takımın yarışacağını hatırlatan efsane hoca, turnuva haritamızı şu sözlerle çizdi:
-
İlk Basamak Gruptan Çıkmak: Güneş, kariyeri boyunca hep gerçekçi oldu. “Merdivenin ilk basamağı gruptan çıkmaktır” diyerek önce sakin kalmamız gerektiğinin altını çizdi.
-
Genç Ama Tecrübeli Kadro: Takımdaki oyuncularımızın genç olmalarına rağmen Avrupa’nın dev kulüplerinde forma giydiğini ve ciddi bir tecrübeye sahip olduklarını belirtti.
-
Montella’nın 2002 Tecrübesi: Vincenzo Montella’nın 2002’de oyuncu olarak bu turnuvanın havasını solumuş olmasının takım için büyük bir avantaj olduğunu söyledi.
Tüm bu faktörler bir araya geldiğinde, kağıt üzerinde kendimizi ne kadar yukarılarda görsek de gruptan çıktıktan sonra çeyrek finale kadar gitmemizin son derece mümkün olduğunu müjdeledi.

Başarı Edirne’den Hakkari’ye Herkesi Mutlu Ediyor
Futbolun sadece bir oyun değil, toplumsal bir birleştirici güç olduğunu Şenol Hoca şu harika cümleyle özetledi: “Hakkari’de de Edirne’de de insanımız futbol başarısından mutlu olabiliyor.”
Güneş, turnuva bittikten sonra Türk futbolunun ekonomisinden hukukuna, kulüp yapılarından hakemlerine kadar her şeyin masaya yatırılması ve 5-10 yıllık büyük planlar yapılması gerektiğini de hatırlatmayı unutmadı.
Sonuç olarak; heyecanlı bir federasyon yönetimi, turnuvayı bilen bir hoca ve Avrupa’da fırtınalar estiren bir oyuncu grubumuz var. Şenol Hoca’nın da dediği gibi, umarız turnuva dönüşü “Bizim Çocuklar”ı hep beraber, çok daha büyük bir kalabalıkla ve mutlulukla karşılarız!