Küresel Ekonomide ve Ortadoğu’da Yeni Dönem: ABD ve İran’dan Tarihi 60 Günlük Mutabakat
Ortadoğu’da aylardır süren askeri gerilim ve çatışma riski, küresel piyasaları ve bölge istikrarını rahatlatacak tarihi bir uzlaşıyla yerini diplomasiye bırakıyor. ABD ve İran arasında sağlanan mutabakat çerçevesinde, bölgenin kaderini belirleyecek 60 günlük kritik bir müzakere takvimi resmen başlıyor.
Fransa’da gerçekleştirilen G7 Zirvesi kapsamında kameraların karşısına geçen ABD Başkanı Donald Trump, iki ülkenin barış yolunda hayati bir eşiği geride bıraktığını açıkladı. Mutabakat zaptının elektronik ortamda kendisi, ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ve İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf tarafından imzalandığını duyuran Trump, sürecin teknik detaylarını dünya kamuoyuyla paylaştı.
Hürmüz Boğazı Tam Kapasiteye Geçiyor, Fonlar Serbest Kalıyor
Anlaşmanın küresel ekonomi ve enerji koridorları açısından en stratejik çıktısı, küresel petrol ticaretinin şah damarı olan Hürmüz Boğazı’nın tamamen açılması oldu.
Başkan Trump, süreçle ilgili şu önemli detayları aktardı:
“Hürmüz Boğazı tamamen açıldı. Mayınların temizlenmesi için kısa bir süreye daha ihtiyaç var ancak temizlik biter bitmez petrol akışı tam kapasite sağlanacak. Ayrıca, ilk etapta İran’a ait 7 milyar dolarlık fon serbest bırakılacak. İran yükümlülüklerine uyduğu takdirde yaptırımların tamamen kaldırılması da gündemimizde. İran nükleer silaha sahip olmayacak.”
Resmi imza töreninin 19 Haziran Cuma günü Cenevre’de yapılacağını belirten Trump, ABD’yi bu törende Başkan Yardımcısı Mike Pence’in temsil edeceğini sözlerine ekledi.
Müzakere Masasında Neler Var? 60 Günlük Kritik Süreç
Cenevre’de atılacak fiziksel imzaların hemen ardından başlayacak olan 60 günlük süre, kalıcı barışın mimarisi için bir test niteliği taşıyor. Bu süreçte iki ülkenin teknik heyetleri şu kritik başlıkları yüz yüze müzakere edecek:
| Müzakere Başlığı | İçerik ve Beklentiler |
| Nükleer Program | İran’ın nükleer kapasitesinin sınırlandırılması ve denetim mekanizmaları. |
| Yaptırımların Kaldırılması | İran’ın taahhütlerine uyması karşılığında ekonomik ambargoların esnetilmesi. |
| Ekonomik Entegrasyon | Dondurulan fonların serbest bırakılması ve enerji hatlarının güvenliği. |
Süreci değerlendiren Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, mutabakatı “çok önemli bir adım” olarak nitelendirerek, Hürmüz Boğazı’nın yeniden ticarete açılmasının küresel ekonomik istikrar için nefes aldırıcı bir gelişme olduğunu vurguladı.

Türkiye’den İlk Yorum: “Bölgemiz Rahat Bir Nefes Aldı”
Tarihi uzlaşıya yönelik Ankara’nın yaklaşımı ve Türkiye’nin süreçteki yapıcı rolü, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından dile getirildi. Kabine Toplantısı’nın ardından açıklamalarda bulunan Erdoğan, Türkiye’nin de bu diplomatik başarıya katkı sunduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“İsrail’in tahrikleriyle 28 Şubat’ta başlayan savaşta dün gece çok önemli bir adım atıldı. ABD ve İran arasındaki çatışmaları sonlandırmaya dönük mutabakata varıldığı açıklandı. Böylece aylardır diken üstünde olan bölgemiz rahat bir nefes almış oldu. Bölgeyi daha fazla bölmeyi amaçlayan sinsi oyunlara bigane kalmadık.”
Savaşın insani maliyetine, özellikle de çocukların yaşadığı drama dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu anlamsız savaş defterinin artık kapandığına inanıyoruz. Mutabakatın kalıcı barış ve istikrara giden yolu ardına kadar açmasını ümit ediyoruz” diyerek Ankara’nın barışa olan desteğini yineledi.
Cenevre’deki diplomatik imza töreninin ardından başlayacak olan 60 günlük süreç, Ortadoğu’da kalıcı bir mimarinin kurulup kurulamayacağını dünyaya gösterecek.